|
|
#1 (permalink) |
|
JUNİOR ÜYE
Üyelik tarihi: Aug 2008 Nerden: istanbulYaş: 17
Mesajlar: 549
|
İleri Sürüş Stratejileri
Güvenli bir şekilde motosiklet kullanmak hem fiziksel hem de zihinsel yetenek ister. Motoru hassas bir şekilde yönlendirmek ve durdurmak için fiziksel yetenek, trafikle karşılıklı uyum içinde olmak ve tehlikelerden kaçınabilmek için zihinsel yetenek ister. Hangisi daha önemlidir? Motora, sürücüye ve duruma bağlı olmasına karşın uzmanlar cadde sürüşlerinde %90 zihinsel ve %10 fiziksel demektedirler. Uygulamada bu oran yaklaşık yeni başlayanlar için %50-50 ve ustalar için %95-5 dir. Fiziksel yeteneklerinizde ustalaşıp otomatik yapar hale geldikçe sürücüler çevreyle daha fazla iletişime girmeye başlarlar. Tehlikeleri tespit ve kaçınmak işlemi devreye girer. Bu noktadan itibaren ileri sürüş stratejilerin öneminden ve ne olduklarından bahsedebiliriz. Bu stratejilerin amacı güvenliği artırmaktır buda işin ne kadar önemli olduğunu gösteren başlıca nedendir. Sürüş stratejilerini bilhassa kavşaklarda, otobanlarda ve dağ yollarında kullanma konusunda kendinizi ustalaştırın. Zihinsel yeteneklere bir benzetmeyle başlayalım: Ayakkabısını bağlamayı öğrenen çocukları hepimiz biliriz çünkü bizde aynı şeyleri yaptık. Yeni bir yetenektir onlar için ve hatırlanması gereken bir sürü detayı vardır. Ama yaşlandıkça, daha çok ayakkabı bağlama işlemini geride bıraktıkça bu hareket düşünmeden otomatik olarak yaptığınız bir hareket olur. Buna - kasların hafızası - denir. Aynı prensip motor kullanma içinde geçerlidir. Güvenlik nedir? Güvenlikten ne kastedilmektedir? Lügatlere baktığınızda kelimenin anlamı - tehlike yokluğu - olarak açıklanmaktadır. Bu mümkün müdür? Motor sürerken böyle bir durum söz konusu olabilir mi? Elbette hayır. Daima riskler olacaktır. Bizim risksiz bir durumda sürüş yapmanızı sağlamak gibi imkansız bir hayalimiz yok zaten. Peki bizim amacımız nedir? Amacımız size tehlikeleri fark etmenizi öğretmektir. Yüksek riskli durumları düşük riskli hale getirmek suretiyle sürüşü daha zevkli bir hale getirerek uzun yıllar bu işi devam ettirebilmenizi sağlamaktır. Sürüş stratejisi nedir? . Yol durumu ve diğer sürücüler hakkında bilgi toplamak. . Topladığınız bilgiyi tercüme etmek. . Neyin önemli olduğuna karar vermek ve sonra zaman ve mekanınızı maksimuma çıkarma planı yapmak . Traksiyonunuzu(çekiş/yola tutunma) maksimum yapmak ve risklerinizi minimuma indirmek. Niye strateji kullanırız? . Bunu sürekli yaparak motorunuzu kontrol altında tutarken kendinize daha fazla zaman ve mekan kazandıracak ve tehlikelerden kaçınmış olacaksınız. . İdeal olarak söylersek iyi strateji kullandıkça siz fiziksel yetenek kullanmak ve ani manevralar yapmak zorunda kalmayacaksınız. Niye her sürücü strateji kullanmaz? . Sürücülerin çoğunun kendine göre sistemleri vardır: Farkında olarak yada olmadan kullanırlar. Az bir kısım sürücünün hiçbir sistemi yoktur. Çünkü: Sürüş riskleri hakkında bir fikirleri yoktur. Biliniz ki motosiklet kazalarında yaralanma oranı %90 iken bu oran diğer vasıtalarda %30 dur. Ayrıca kazaya karışan motosiklet kazalarında oluşan ölüm oranları diğer vasıtalardan beş misli fazladır. . Sürücülerin çoğu yeteneklerini fazla abartırlar: Böyle yaparak da riskleri küçümserler. Genç sürücüler kendilerini olduklarından daha yetenekli sanırlar, tecrübeliler sahte bir güvenlik duygusu geliştirmişlerdir. . Eğitim ve tecrübe eksikliği: Kendi başına yada arkadaştan öğrenmeler genellikle kötü tecrübelerin yanlış değerlendirilmesi ile ulaşılmış sonuçlar üzerine kurulmuş doğru olmayan zanları size taşır. Düzgün bir eğitim kurumundan eğitim almak şarttır. İdeal olan sürüş stratejilerini acı olan yoldan öğrenmemektir. Strateji yapma tekniğini üç başlıkta toplayabiliriz: Araştır. Tahmin et. Uygula. Araştırmak: Motorunuzun sesini takip edin. Normal çalışıp çalışmadığından emin olun. Bu bir şeylerin kırılıp düşmeden tamir edilebileceği zamanda kenara çekebilmenizi sağlar. Dikkat dağılımının kazların olma sebeplerindeki payı %20 dir. Bu yüzden göz koruması da çok önemli bir faktördür. Göremezseniz reaksiyonda gösteremezsiniz. Tehlikeler size genellikle yoğun olarak gece saat 11.00 ile 01.00 arası gelir. Arkadan gelen tehlikelerde. Önden gelen trafikle arkadaki trafiği kontrol etmek için dikkatinizi bölüştürmek konusunda çok çaba gerekir, bir uyum içine girmek zorundasınız, hangisine daha fazla ağırlık vermek konusunda seçim yapmalısınız. Gece stop ışıklarına bakarak fren zamanlaması yapmak normal zamanlardan daha zordur. 100 km süratte 1 saniye 30 metre civarında bir yol demektir. Bu yüzden sürüşte dikkatinizin çoğunlukla öne verin ancak ışıklarda veya kavşaklarda durmak için fren yaparken arkanızdaki trafiğin durup duramayacağını da kontrol etmeyi ihmal etmeyin. Aşırı hız, kazaların büyük aktörüdür. Yüksek sürat daha dramatik ölümcül kazalar demektir, düşük süratlerde daha küçük yaralanmalar olmaktadır. Otobanlarda daha seyrek ancak daha ölümcül kazalar olur. Şehir içi yollarda daha sık kaza olmasının sebebi oralarda olabilecekleri tahmin etmenin daha zor olmasıdır. Tahmin etmek: En kötüyü tahmin edin ve en iyiyi ümit edin. Kendinize kaçış yolu seçin. Acil durum için bu yolun motorunuzun toplam genişliğinden biraz fazla olması yeterlidir. Bunu yaparken kendinizi aşırı riske sokmayın çünkü felaketle karşılaşmamanız diğer sürücünün bir refleksine bağlıdır. Çarpışmadan önce diğer aracın hızını ve mevcut zamanı tahmin edebilmelisiniz. Diğer sürücülerin davranışlarını tahmin edin. Diğer sürücülerin davranışlarının sonucunu tahmin edin. Kendi davranışlarınızın sonuçlarını tahmin edin. Neyin en fazla olacağının ihtimal seviyesini tahmin edin. Tehlikenin potansiyel derecesine göre seçiminizi yapın. Sollamak tehlikeli ise takip mesafenizi uzatarak doğru anın gelmesini bekleyin. Karşı önlemi uygulayabilip uygulayamayacağınızı tahmin edin. Zemin kayganken, yol yüzeyinin durumu,Traksiyon((çekiş/yola tutunma)yeteneği, ani manevralara mı girmeyi tercih edeceksiniz yoksa daha rahat bir pozisyona geçmeyi mi? Özetlersek; tehlike kaynaklarını önceden görüp onu tehlike olmaktan çıkaracak önlemleri zamanında uygulamak ideal olandır. Birini hallettikten sonra öbürüne geçin. Çok iş gibi gelir ama yaptıkça otomatik bir şekilde sizin doğal bir hareketiniz gibi gelmeye başlar ve siz daha iyi bir sürücü olursunuz. Uygulamak: Hangi hareketin duruma en uygun olduğunu seçin ve nasıl yapacağınıza karar verin. Kararınızı etkileyecek faktörler şunlardır: Önceki tecrübeleriniz. Önceki eğitimleriniz. Tavrınız. Yorgunluk. Kimyasal zayıflık. Motivasyon. Farkında olmak seviyesi. Duygular. Tahmin etme keskinliği. Seçme eylemi. Uygulama bölümünde seçebileceğiniz üç aksiyon vardır: Haberdar etmek, hızınızı ve pozisyonunuzu ayarlamak. Hangi aksiyonu uygulayacağınız sizin rahatlık ve yetenek seviyenize, motorunuzun limitlerine ve durumun kendisine bağlıdır. Haberdar etmek: Varlığınızı ve niyetinizi belli edin. Selektör yapın, sinyal verin, korna çalın gerekiyorsa dörtlüleri yakın. Yol hakkına dikkat edilmemesi yada yanılmalarının kazalardaki payı %36.5 dur. Hızınızı ayarlamak: Bazen tehlikeli durumdan sıyrılmak hız limitlerini aşmanızı gerektirebilir. Ancak başka bir yolu yoksa bunu uygulamaktan kaçınmayın Gece Sürüşü Gece Sürüşü Gece sürüşlerinin kendine has bir cazibesi, insanı adeta büyüleyen bir tarafı vardır. Motorunuzun kocaman farları önünüzdeki mürekkep görünümlü asfaltı aydınlattıkça siz kendinizi gecenin ışık geçirmeyen, saydam olmayan donukluğu içerisinde başka bir boyutta yüzer gibi hissedersiniz. Evet gece sürüşleri büyüleyici olabilir. Ama çok tehlikelidir çünkü gündüze kıyasla görüş alanlarınız çok daralmıştır. Yani gündüz gördüğünüz gibi göremezsiniz. Ama ümitsizliğe kapılmayalım. Gözlerimizle çalışarak onların yaratılıştan sahip oldukları, onların geceleri daha etkin görebilme fonksiyonlarını devreye sokabiliriz. Gündüz bir şeyi görmek için direk ona bakarsınız çünkü con adı verilen ışık alıcıları gözün merkezindedirler. Ancak bu alıcılar karanlıkta etkisizdirler. Diğer, rod adı verilen alıcılar ki bunlar; göz retinasının yanlarındadırlar, karanlıkta duyarlıdırlar. Rod lardan tam faydalanabilmek için siz hedefe direk olarak değil başınız çok hafif yana çevrilmiş olarak bakmalısınız. Genellikle rod larla con lar; şayet siz tam karanlıkta değilseniz, birlikte çalışırlar. Gün ışığında olduğu gibi, karanlıkta kalmış yere dikkatinizi verdiğinizde daha fazla görürsünüz. Ama motor kullanırken karanlıkta kalmış yada az ışıklı bölgede kalmış çevrenizdeki alanlarda dikkatinizi sürdürmek zordur. Bazen tek bir ışık kaynağı dikkatinizi yakalar ve aklınızı karıştırır, yönünüzü şaşırtır. Örneğin, bütün gün gece olana kadar sürüş yaptınız diyelim, çok yoruldunuz. Evinize dönüyorsunuz, etraf boş arazi ve birden uzaktan bir çiftlik evinin tek ışığı dikkatinizi yakaladı. Bu hipnotik bir uyarana dönüşür. Ona her baktığınızda, bakışınızın o ışık üzerinde kilitlenme süresi uzar. Ve siz önünüzde size sinsice yaklaşmakta olan virajı görmezsiniz. Dilerim çok geç olmadan görürsünüz. Bu olgu sabit bakış görüşüdür. Bazen o ışık karanlık içinde bir yay çizerek sallanır gibi gözükür ve siz bu ışığa bakarken aslında ona baktığınızın farkında değilsinizdir. Bıkkınlık ve yorgunluk beyninizi, uyaran yokluğu sebebiyle kapattığında, uzaktan ilginç gelen herhangi bir şey sizi şaşırtıp büyüleyebilir. Gözlerinizin özgürce çevreyi tarama kapasitesine müdahale ettiğinizde siz kendi kendinizi hipnoza sokarsınız. Karanlığın hakim olduğu çevrenizi tarayarak beyninizin görme/algılama merkezlerini açık tutmak zorundasınızdır. Tarama yaparken normal olarak göz kırpması yaptığınıza dikkat edin. Kırpma birkaç işlemi gerçekleştirir. Gözünüze anlık bir dinlenme sağlar ve gözlerin kendi içlerindeki dolaşımı zenginleştirir. Göz kapaklarınızı kısma sıklığınız artıyorsa gözlerinizi kapatarak bir müddet dinlendirmekle yukarıda bahsedilen faydaları kendinize sağlayın. Taramak ve göz kırpmak karşı yönden gelen araç ışıklarının da olumsuz etkilerini azaltarak sizin onlarla baş etmenizi sağlar. Ağaçların tepelerini aydınlatan ışıklarıyla gelen bir araç sizi şaşırtabilir, geçici körlüğe sokup yoldaki pozisyonunuzu kaybetmenize sebep olabilir. Sol gözünüzü kapatıp sağ gözünüzle yolun sağına odaklanabilirsiniz fakat bu durumda sol peri ferik görüşünüzü kaybedersiniz. Ve şayet karşı yönden gelen araç sizin hattınıza geçerse bunu zamanında göremeye bilirsiniz. İki gözünüz açık olarak yolun sağına odaklanabilirsiniz fakat yine iki gözünüzü de aynı tarafa odakladığınız için peri ferik(yanal) görüşü kaybedersiniz. Bunların yerine iki noktalı tarama metodunu kullanın. Karşı yönden gelen aracın ışıklarından sizi koruyacağı gibi şayet o araç sizin yönünüze geçerse bunu görecek olan peri ferik görüşünüzü de kaybolmayacaktır. Taramayla birlikte göz kırpmayı da devam ettirin. Göz kırpma gözün yağlanması anlamına da gelir ve bu yağlama sonuçta far ışıklarının parıltısını filtreleyerek azaltır. Gölgelendirilmiş göz malzemeleri; güneş gözlüğü, koyu, açık renkli vizörler gece sürüşünde kullanılmamalıdır. Görüşü çok kısıtlarlar. Aydınlık bölgelerde içten güneş gözlüğü tavsiye edilir, gözünüzü korur ayrıca sonradan karanlık bölgelere girildiğinde gözleriniz hazır, karanlığa alışmış halde olacaktır.(Gözlük çıkartılır).Açık renkli vizörler(sarımsı) şafakta iyidir ama akşam üstleri kullanılmamalıdır. Ayrıca şafak vakti siz henüz güneşin aydınlatmadığı bölgede iken gün söküyorsa bu çok tehlikeli bir durumdur ve siz bir müddet geçiçi bir körlük yaşarsınız. Aydınlık taraftan gelen araçlarda sizi görmeyecektir. Bu durumda bir müddet güvenli bir yerde durarak gözlerinizi alıştırmanızı tavsiye ederiz. Şayet ışıktan gölge yada karanlığa girdiğinizde gözleriniz alışma zorluğunu normalden fazla çekiyorlarsa bu A vitamini eksikliğine işaret eder. A vitamini eksikliği karşı yönden gelen araç far ışıklarına da aşırı hassaslık demektir. Sakın bu sorunu güçlü dozlarda A vitamini yüklenerek kedi görüşüne sahip olabileceğinizi sanmayın. Aşırı doz A vitamini zehirleyicidir. Ayrıca gözlerinizin başka sorunları da olabilir. Göz doktoruna gidin ve gözlerinizi kontrol ettirin. Mesela şayet derinlik algılamanız bozuksa ve gece takip ettiğiniz bir aracın stop ışıklarını olduğundan küçük, puslu görüyorsanız sizde protanophia denen görme zayıflığı vardır. Bu retinanızın kırmızı ışığa duyarlılığının normalden az olduğu durumdur. Şayet geceleri çok yakınına girerek araç takip ediyorsanız ve bunun yakınlığının sakıncalı boyutlarda olduğunu algılayamıyorsanız bir göz doktoruna mutlaka gözlerinizi kontrol ettiriniz. Son olarak söyleyeceğimiz şudur: Gece tehlikeleri kadar gündüz de tehlikeler vardır ve aynı sayıdadır ancak gece bunları gündüz derecesinde göremezsiniz. Not.: Tüm motorlarda geçerli olmakla beraber bilhassa endurolarda çöküş mesafesi fazla olduğundan geceleri viraj girişlerinde hız düşürmek için sert ön frenden kaçınınız. Öndeki çöküş farın ışığının ön tekerin altında kaybolması demektir ve bir anda karanlıkta kalırsınız. Vizörünüz ve farlarınızın camları temiz olsun. Far yükseklik ayarlarınızı yaptırınız. Gerekiyorsa daha güçlü ampul takınız. Zen on ampul kullanmayın çünkü camlarda mercek olmadığı için ışık dağılır. İleriye bakınız, Yan yolların derinliklerini en iyi görebileceğiniz seyir hatlarını seçiniz. Gittiğiniz yol hakkında önceden bir strateji yapınız. Karşıdan gelen araç yoksa uzunlarınızı yakınız. Araç belirdiğinde uzunları söndürünüz. Gözlerinizle yol kenar çizgisi yerine orta çizgiyi takip ediniz. Yol kenarındaki çizgi yol ayrımlarında, duraklarda, hendek ve su kanallarında kaybolur. Virajlarda çok aşırıya kaçmadan geniş hatla dönünüz. Yatış rezerviniz normalden fazla olsun. Sert ön frenin oluşacak ön dalması neticesi farın aydınlatma mesafesini önemli ölçüde kısaltarak sizi bir an karanlıkta bırakacağını unutmayınız. Dönüşün ortalarında fazla gazlamayınız çünkü gece ikinci bir apeksin varlığını zamanında göremeyebilirsiniz. Yakın takip yapmayınız. Yol kenarlara fazla yaklaşmayın. Kıvırma payınız fazla olsun. Kornanızı kullanmaktan çekinmeyiniz. Her şey ters gider ve nereye gittiğiniz göremez duruma gelirseniz uzunları yakmakta tereddüt göstermeyiniz. Her zaman tarlalara dalmanın çelik yığını ile çarpışmadan daha az acılı olduğunu unutmayınız. Yoğun Trafik İçin 15 Tavsiye YOĞUN TRAFİKTE SÜRÜŞ Sürüş esnasında hayal kurmayınız. Sürüş dışında herhangi bir konuya odaklanmayınız. Dikkatiniz trafikte olsun. Şayet zihinsel olarak bunu yapacak durumda değilseniz trafiğe çıkmanızı bir müddet erteleyiniz. Araç sürücülerinin baş hareketlerini pencerelerden ve aynalarından görmeye çalışınız. Çoğunlukla sürücüler ani dönüşlerden önce başlarını bir yönden diğerine çevirme gibi bir davranış sergilerler. Aynalarına bakmasalar bile bunu çoğunlukla yaparlar. Ayna kontrolü yapın ama sadece aynalarınıza bakarak hareket etmeyiniz. Gerekli omuz üzeri kontrolleri de mutlaka yapınız. Bu kontrolü çabuk bir şekilde yapıp aynalarınızın gösteremediği kör noktaları da kontrol etmiş olunuz. Hiçbir zaman bir araç ile çıkış rampası arasına girmeyiniz. Sağdan geçişler esasen hiç yapılmamalıdır ama zamanımızda gereklilik haline gelmektedir. Bunu çıkışlar arasında veya anayolun her iki yönünde devam eden ve ana caddeyle kesişen yollarda yapınız. İki yada bir parmağınız devamlı fren kolu üzerinde olsun. Bu yoğun trafikte reaksiyon sürenizi kısaltacaktır. Aynı şekilde sağ ayak başparmağınızda ayak fren pedalına yakın dursun. Cep telefonu ile meşgul bir maymunun ani dalışlarını böylelikle bertaraf etmek mümkün olabilir. Fark edilin. Sürücülerin ve yayaların sizi gördüğünden emin olunuz. Hatta uzak mesafelerden de bu fark edilmişliği sağlamaya çalışınız. Uzun farlarınızı kullanınız ancak trafik ışıklarında durduğunuzda yada yakın takipte öndeki aracın sürücüsünün gözlerini almaması için kısa farlarınızı kullanınız. Parlak renkli elbiseler yada bu renkleri taşıyan bantları olan elbiseler kullanınız. Sarı en çok fark edilen renktir. Motor devrinizi ani kalkış yada kıvırma yapabilmek için hazır tutunuz. Trafik de daima bir vites altta motorunuzu kullanınız. Bilhassa düşük torklu motorlarda bu çok önemli ve gereklidir. Bu bir araç size yöneldiğinde ani bir hızlanmayla kaçmanızı sağlaması içindir. Aksi takdirde sadece fren yaparak durma tercihine bağımlı olursunuz. Yüksek devir ayrıca sizin fark edilmenizi de sağlayabilir. Trafik yavaşlamaya başladığında takip ettiğiniz aracın sağında yada solunda olacak şekilde pozisyon alınız. Bu gerektiğinde size kaçış yolu sağlayacaktır. Ayrıca arkanızdaki araç duramadığında sizin onun motor ön kaputunun bir parçası olmanızı da engelleyecektir. Durduğunuzda viteste kalın, boşa atmayın, gözlerinizle sürekli arkanızı da izleyiniz. Gözlerinizle sürekli önünüzü, aynalarınızla arkanızı, göstergelerinizi tarayınız. Bu sizi çevrenizle sürekli bir irtibatta tutacaktır. Bu irtibat da gelebilecek hareketlerin tehlikeye dönüşmeden tarafınızca karşılanmasına imkan tanıyacaktır. Bir bölgeye sürekli haddinden uzun bakmak, önünüze yada arkanıza, kazaya davetiye çıkarmaktır. Karşıdan gelmekte olan araçların sola dönüşleri ölümcül kazalara sebep olmaktadır. Kavşağa yaklaşırken yada yol ayrımlarında karşıdan gelmekte olan yada durmuş bir aracın aniden önünüze, kendisine göre soluna, dönebileceğini unutmayınız. Bunun için bu gibi durumlara karşı tetikte, tedbirli olunuz ve fark edildiğinizden emin olunuz. Ancak bu bile yetmeyebilir. Sizi herhangi bir sebeple göremeyen sürücü yada hızınızı yanlış değerlendiren bir sürücü aniden kendi soluna yani sizin önünüze kırabilir. Aracın tekerlerinin yönüne bakınız. Yada sürücüsünün ellerinin araç direksiyonu üzerindeki pozisyonlarına bakınız. Bir hareket görürseniz fren yapmağa yada kıvırıp gazlamağa hazır olunuz. Burada seçim size ait. Yol yüzeylerine dikkat ediniz. Nasıl bir yüzeyde sürüş yapmakta olduğunuzun daima farkında olunuz. Renk farkları genellikle yola dökülen atık maddelerdir ve kayganlık işaretidir. Petrol türevleri genellikle parlama yaparlar. Kum veya çakıl görünmesi daha zor maddelerdir. Açık alanları tercih ediniz. Araç kümelerine yakın, içlerinde yada onlara paralel sürüşlerden kaçınınız. Bu hem size daha geniş manevra alanı sağlayacaktır hem de araçların tehlikeli kör alanlarından uzak kalmanızı sağlayacaktır. Hızınız trafikle aynı olmamalıdır. Bu görünürlüğünüzü engelleyen, göz yanılması oluşturan bir faktördür. Hızınızı akmakta olan trafikle sabit tutmayınız. Yoğun trafikte sabit hızla sanki cruise control de gibi gitmek diğer sürücülerin sürü içinde sizi fark etmelerini zorlaştıran bir durumdur. Baş parmağınızı sürekli kullanınız. Sinyal verdikten sonra kapatmayı adet haline getiriniz. Aksi takdirde bu diğer sürücülerin sizin döneceğiniz düşüncesi ile önünüze kırmalarına sebep olabilir. Halbuki dönmeyecek olan motor sürücüsü bu durumda zor durumda kalacaktır. Sinyalinizi kullandıktan sonra mutlaka kapatınız. Dar bir vasıta olması motor sürücülerine ekstra görüş sağlamak açısından avantaj verir. Hat içinde sağa sola kaymak önünüzdeki aracın ilerisindeki alanı taramanızda çok gerekli ve yararlıdır. Bu size karşı yönden gelen olup olmadığını daha rahat görüp karar verme imkanı sağlar. İster aracın iki yanından ister içinden ilerinizi önceden görebilmek reaksiyon için ekstra zaman kazanmak demektir. Daima kaçış yollarınız olsun. Hatta birden fazla. Hemen frene asılmak yerine bazen tarlaya dalmak yada birinin bahçesine girmek demir yığınıyla çarpışmaktan çok daha az zararlıdır. Kavşaklarda daima büyük araçlardan kendinize koruyucu bir tampon oluşturunuz. Sağınızdan yada solunuzdan kavşak geçişlerinde ışıklara yada yol geçiş üstünlüğüne riayet etmeden kavşağa dalacak birisi sizin yerinize sağınız veya solunuza tampon olarak aldığınız büyük bir araca çarpsın daha iyidir. Bu yüzden yeşil yanar yanmaz kavşaklara hemen dalmayınız. Sabırlı olunuz ve bir aracın size tampon olarak kavşağa önce girmesine izin veriniz. Maksimum Frenleme Acil durum frenlemesi maksimum frenleme yapmak demektir. Amaç en kısa sürede motosikleti durdurmuş olabilmektir. ACİL FRENLEME Gazı düzgün bir şekilde kesin, çok ani bırakmayın. Ön freni düzgün şekilde sıkın, ölümcül tarzda sıkmayın. Eğer çok ani gazı keser ve ön freni ölüm sıkışı gibi kaparsanız öne o kadar ani ve çok ağırlık gider ki ön amortisörler dibe vurur. Bu lastik yol tutuşunu olumsuz etkiler ve şase kontrolü kaybolur. Arka teker yerden kesilebilir buda denge problemini getirir. Tabi bu arada amortisörler dibe vurduğundan karşılaşılacak bir engel için ilave emiş payı kalmaz ve yol tutuşunun kaybolması olayı olabilir. Düz hatta bu durumda lastikler kaymaya başlarsa durma mesafeniz artar. Kendinize güven ve tam kontrol için talim şarttır. Bunu yapmak içinde kendinize güvenli, trafiğe kapalı boş bir alan bulunuz. Tavsiyeler: Erken frenleme noktaları ile başlayın. Bu dönemeçlere hızlı yaklaşımlardaki stresi de alır. Ön freni maksimum ama düzgün bir şekilde ardışık çoğaltma ile sıkınız. Ön tekerinizin kilitlenme noktasını hisseder duruma gelmeniz gerekir. Arka tekerinizin de yerden kesilme noktasına gelmesini hisseder duruma gelmeniz gerekir. Frenleri dönemeçlere yatmadan evvel süspansiyonların hareket mesafelerinin %50-70 oranına gelmesini sağlayacak kadar evvel bırakmış olmanız gerekir. İlk sıkışta frenler süspansiyonları neredeyse sonuna kadar bastıracaktır. Ön freni bırakışınız sıkışınıza göre daha yavaş olmalıdır. Bunun için talim yapınız. Bu ağırlık dağılımının ön arka üzerinde daha eşit gerçekleşmesini sağlayacaktır. Yine ön süspansiyonların şasiyi sarsacak hızda geri sekmemesini(açılmamasını) sağlayacaktır. Aynı zamanda da ön lastik yer temas alanının çok yüklenmeden dolayı dönüşe yatma ile kaymaya başlamasını önleyecektir. Ön teker bir kere yeri bırakınca maalesef genellikle sonuç çok ani bir şekilde önce omuzların yere sürtünmesi ve sonra kaksın sürtünmesi ile oluşan ölümcül vakıalardır. İz frenlemesinde frenlerin sert kullanımı yol tutuş kaybı ve kaza demektir. Benim yaşadığım bir tecrübe ise çok ani bir şekilde savrulma ve göz kararması, dizimdeki acı ve biraz sonra çevredeki- çok kötü düştü, ambulans çağırın, bu aletler çok tehlikeli zaten sesleri idi- yani kısacası dönüşe geçerken ve dönüş boyunca ön teker yer tutuşunu kaybetmesi çok kötü sonuçlar verir. Hele dönüşe gaz kapalı ve ön frenle giriyorsanız burada ön tekerin yer tutunması çok kritik bir noktadadır. Dikkatli olunuz. Usta bir sürücü 50 km hızda bir motoru 9 metrede durdurabilir ama bu 100km hızda 35 metreye çıkar. 200 km de 150 metreye çıkar. Yani hız artışı ile paralel bir duruş mesafesi oranı yoktur. Hız arttıkça duruş mesafesi hızın karesi ile orantılı olarak artar. Önemli olan hangi hızlarda ne mesafede durabileceğinizi biliyor olmak ve bu hızlarda frenleme talimleri ile ustalaşmış olmanızdır. |
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |