|
|
#1 (permalink) |
|
Üye
Üyelik tarihi: Aug 2008 Nerden: istanbul Mesajlar: 79
|
cemreler
Yavaş yavaş sararmağa başladığında yapraklar. Ve ilk gazel düştüğünde yere benimde içimde bir yerlere hüzün düşer. Eylül göründüğünde takvim yapraklarında. nedendir bilmem? Ayrılık Türküleri dinlemeye baslarım git veya gitme dıyen. Ne çareki hazanlı sevdalar dinlemez ne gazeli ne buram buram ayrılık kokan o Türküleri. Giderler insaf etmezler. Bir parça eğer pastırma yazı gibi sevdalar bırakırlarsa ne mutlu. Artık her vedada sığındığımız,her ayrılışta tesellisini aradığımız Motor üzerindeki romantik esintilerde yerini sert rüzgarlara bırakır ve dar zamanlardaki sığınışlar korunuşlar olur. Ama ben eylülü severim insanı hayata döndürür ve hatırlatır herşeyin sonu olduğunu. Bir şey hariç. En çok takip ettiğimiz hava durumu programları olur. Üç günlük tahminler bazen sevinç bazen hüzün olur. Hele o arada güneşin gendini göstermeleri bizimde seraplı düşlerimize vaha olur adeta. Farkı kalmaz suya susamışlıkla özgürlüğe susamışlığın. Kana kana içmek isteriz hürriyet güneşinden dogan huzmelerdeki asfalt süzülüşlerini. Bir o kadarda biliriz. Bunlardan uzak kalacağimızı ve artık herşeye rağmen yaptığımız vuslatların bize nelere mal olacağını. Yeterki özgür olalım müsriflik yaparız sağlığımızdan ve ömrümüzden. Hiç kimse cemreleri bizim kadar özlemez. ve özlemez bizim kadar ilk açacak ilk daldaki çiçeği. Sizi bilmem ama benim dudaklarım bir türkü mırıldanır çok kez Doyamamışlığın ve susamıslığın verdiği hürriyete ve sevgiliye hasret taşıyan dizelerinde "Dut ağacı boyunca, dut yemedim doyunca, yari düşümde gördüm saramadım doyunca" ve devam eder bıkmam söylemekten ve dinlemekten bilirim sevgilide bunu sever Sanslı olduğum gelir aklıma. Her eylül bu senede yırttık derim Allahın izniyle. Kaç arkadaşımız göremedi Eylülü ve kac arkadas son kez uzandı asfalta. Yazın ın ortasında Kaç ocağa zemheri düştü ne kadar ana babanın yüreği kor ateşken üşüdü. Sevgililer taş bastılar yüreklerine bir hürriyet sevdalısını bir motorcuyu yollarken selvi ağaçlarının altına. İki tekerimiz eksikti ama Yüreklerimiz paletliydi bilerek girereken arasına dört tekeri olan bazı sırtlan suratlı bed yüzlülerin arasına. Bismillah demeden çevirmedik kontağı. Aslında her yan ayağı kaldırısta vedalasıyorduk sevdiklerimizle. Kimse duymazdı bizi ben hakkımı helal ettim derken bizi uğurlayanlara. Bilirdik ölümü nasıl gelir. belki Bir araba, kumlu , yada mıcırlı , veyahut kaygan bir zeminde Hayatımızında bir film şeridi gibi kayacağını gözümüzün önünden. Eylülleri severiz buruk sevdalarımız gibi ve özleriz bir sonraki eylülü göreceğimiz günleri AKALTEKE (c)
__________________
Ben bir iki tekerli, Kimine göre "deli" kimine göre "veli" "pisikletçi" |
![]() |
| Bookmarks |
| Tags |
| tamer dursun |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |