|
|
#1 (permalink) |
|
Kıdemli Üye
Üyelik tarihi: Aug 2008 Nerden: istanbul Mesajlar: 101
|
Ela gözlüm ben bu elden gidersem
Zülfü perişanım kal melül melül Kerem ol aklından çıkarma beni Ağla gözyaşını sil melül melül…. Fırladı birden koltuğundan… Radyoya yöneldi, içi acımasın, aklına düşmesin gene sevdası diye kapayacaktı… kapatamadı. Bütün hatıralar canlanmıştı gözlerinde.. Türkü bitti ama o da bitmişti. Gözlerinden sessizce süzülen gözyaşları ile akıp gidiyordu sevdiceği… Ne aşk, ne sevgi, ne tutku.. basbayağı KARASEVDA bu diye inledi…. Yapışmıştı canına; ne huzur bırakmıştı, ne heves hayata… Ölse ölemiyor yaşasa yaşayamıyordu… Onu en son gördüğü yeri ve anı düşündü. Üsküdar da Sözbir in önündeki sahilde sabahlamışlardı… çaylarını yudumlayıp sohbet ederek karşılaşmışlardı sabahı..Sevdiceği dememiş miydi orda “Bizim 10 dakika ötemiz yok” . ahh dedi kendi kendine o ok hala SIRTIMDA acısıda o kadar taze ki…Yıllar geçmişti o geçmemişti.. Gidişin, bitişin, özlenmeyişin sinyaliydi ya; anlamamaya vurmuştu.. Zaten ondan başka da kimse bilmiyordu ki gerçeği… Dün gecede o sahilde değilmiydi sanki.. Oturmuştu sahile.. Sanki o yıllar hiç geçmemiş sevdiceği hiç gitmemiş. Gene onun kulağına fısıldar gibi okudu Ömer Lütfi Mete nin GÜLCEsini. GÜLCE’M……….. Uçurumun kenarındayım Hızır Ulu dilber kalesinin burcunda Muhteşem belaya nazır Topuklarım boşluğun avcunda Derin yar adımı çağırır Dikildim parmaklarımın ucunda Bir gamzelik rüzgâr yetecek Ha itti beni, ha itecek Uçurumun kenarındayım Hızır Civan hazır Divan hazır Ferman hazır Kurban hazır Uçurumun kenarındayım Hızır Güzelliğin zulme çaldığı sınır Başım döner, beynim bulanır El etmez Gel etmez Gülce'm uzaktan dolanır Uçurumun kenarındayım Hızır Gülce bir davet Mecaz değil Maraz değil Gülce bir afet Peri değil Huri değil Gülce beyaz sihir Gülce ölümcül naz Buram buram zehir Yar yüzünde infaz Bir gamzelik rüzgâr yetecek Ha itti beni, ha itecek Güzelliğin zulme çaldığı sınır Uçurumun kenarındayım Hızır Ben fakir En hakir Bin taksir Ateşten Kalleşten Mızrakla gürzden Dabbetülarz'dan Deccal’dan, yedi düvelden Korku nedir bilmeyen ben Tir tir titriyorum Gülce’den Ödüm patlıyor Gülce’ye bakmaktan Nutkum tutuluyor, ürperiyorum Saniyeler gözlerimde birer can Her saniyede bir can veriyorum Bir türküyle neler neler gelmişti aklına…Acaba ‘O da geliyormuydu o sahile arada… Ya da Eniştenin çayevine.. O da düşünüyormuydu onu, unutmamış olabilir miydi ??? Senede birgün olsun anıyor muydu.. Ya HAYIR sa cevabı diYE titredi… Buz kesti yüreği.. “ya hiç hatırlamıyorsa beni” dedi, ızdırap içinde sarsıldı.. BilMEk istemedi cevaplarını sorularının… O hep umudu sevdi çünkü… Boşuna ‘Deli Bedri’ lakabını takmamışlardı ona… Yüreği sevdadan, gözü fütursuzluktan karaydı…Karaydı da bir yüreğine sözü geçmiyordu… Onsuz geçen yıllara onsuz yıllar eklemişti. Ama kirletmeden, eksiltmeden yüreğinde saklıyordu karasevdasını… Ela gözlüsünü düşünürken göğsü sıkıştı, terledi. ‘Gene kaldıramıyor bedenim bu acıyı' dedi uzandı.. Gözleri yavaşça kapandı.. Derin karanlığın içinde parlak ışığı ve Ela gözlüsünü gördü.. Elleri ona davetle uzanmış şekilde; nasıl gitmezdi… Düşünmeden yürüdü ışığa doğru, biliyordu bunun adı ; ÖLÜM…. Ama mezarının başucundaki ağacın dallarında yaprak yaprak gene AŞK olmayacak mıydı…. YÜRÜDÜ.... 19.08.2008 DELİPOYRAZ
__________________
inadına.... |
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |