MotokolikTürkiye
ANASAYFA FORUMLAR GALERİ BLOGLAR DUYURULAR GEZİ VE ETKİNLİK FOTOĞRAFLARI İLETİŞİM
 

Geri git   Motokolik Motosiklet Motosiklet Kulübü Motorsiklet Motorsiklet Forumu MOTOKOLİK FORUMLARI MAKARAKOLİK

Konu Kapatılmıştır
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 09-06-2008, 08:59   #21 (permalink)
yvz
Ziyaretçi
yvz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
SocialTwist Tell-a-Friend

Mesajlar: n/a
Standart

ne güzel şeyler yazmışsın canım
 
Alt 09-06-2008, 09:50   #22 (permalink)
ADMİN
züppermen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
SocialTwist Tell-a-Friend
Üyelik tarihi: May 2008

Mesajlar: 2.517
Standart

Rüzgara hakim olamıyorsan
Gazını ona göre ayarla ve unutmaki
Hayat karşılaştığın güçlüklerle değil
Motoru'nu garaja getirip getiremediğinle ilgilenir.

Ben bunu bilirim )
 
Alt 09-06-2008, 10:47   #23 (permalink)
eftelYa
Ziyaretçi
eftelYa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
SocialTwist Tell-a-Friend

Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
yvz´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ne güzel şeyler yazmışsın canım

yazarken sana...her ne durumda ve zamanda olursa olsun şu an olduğu gibi yüreğim sığmıyor bedenime sanki....
 
Alt 09-06-2008, 12:02   #24 (permalink)
ADMİN
çiko - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
SocialTwist Tell-a-Friend
Üyelik tarihi: May 2008

Nerden: istanbul
Yaş: 30
Mesajlar: 1.176
Standart

Anlamsız

Anlamsız
Anlamsız olan bir dünyada hesap vermek
Hakimi olmayan bir mahkemede ceza görmek gibi.
Kimden hesap sorulacak acaba?
Geçmiştenmi yoksa doğmamış gelecektenmi !
Herkes bir suçlu arıyor,
Anlamsız.

Bilmediğimiz bir sınırı zorluyoruz,
Ötelere gidip ölülerden yardım istiyoruz,
Ama biliyoruz,
Asıl kurtarıcı biziz.
hastalık bizim içimizde,
Bizse herşeyi Allah'tan bekliyoruz.
Anlamsız.

Bir kişi öldüğünde feryat ederken
Öldürdüğümüz zaman hiç bakmıyoruz.
Geçen günler bize eser bırken
Biz hâlâ günaha koşuyoruz.
Anlamsız.

Gerçekleri görmek için herşey hazırken
Biz hâlâ yalan haberlerle
Ve sosyetenin çirkefine alkış tutuyoruz
Ve bu anlamsız düzenle
Hesapsızca suçlu arıyoruz
Tek bulduğumuz cevapsa yine
Anlamsız.
__________________
imkansız;
bu dünyayı değiştirebilecek gücü içlerinde keşfetmek yerine,
kendilerine sunulan dünyada yaşamayı daha kolay bulan,
küçük insanların ortaya attığı büyük bir kelimedir.
imkansız bir gerçeklik değil, bir görüştür. imkansız bir iddia değil, meydan okumadır.imkansız potansiyeldir. imkansız yoktur.
 
Alt 10-06-2008, 14:22   #25 (permalink)
yvz
Ziyaretçi
yvz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
SocialTwist Tell-a-Friend

Mesajlar: n/a
Standart

Küçükken
Kaldırım kenarlarındaki yağmur mazgallarını
Kumbara sanıp
Harçlığımı hep oraya atardım
Bu yüzden
En çok
Denizden alacaklıyım ...
 
Alt 18-06-2008, 08:57   #26 (permalink)
ADMİN
çiko - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
SocialTwist Tell-a-Friend
Üyelik tarihi: May 2008

Nerden: istanbul
Yaş: 30
Mesajlar: 1.176
Standart

İSTANBUL’U DİNLİYORUM

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Kuşlar geçiyor, derken
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlarda
Bir kadının suya değiyor ayakları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Serin serin Kapalıçarsı
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
Güvercin dolu avlular
Çekiç sesleri geliyor doklardan
Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Başımda eski alemlerin sarhoşluğu
Los kayıkhaneleriyle bir yalı
Dinmiş lodosların uğultusu içinde
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Bir yosma geçiyor kaldırımdan
Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
Bir şey düşüyor elinden yere
Bir gül olmalı
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

Bir kuş çırpınıyor eteklerinde
Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum
Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum
Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
Kalbinin vurusundan anlıyorum
İstanbul'u dinliyorum.
__________________
imkansız;
bu dünyayı değiştirebilecek gücü içlerinde keşfetmek yerine,
kendilerine sunulan dünyada yaşamayı daha kolay bulan,
küçük insanların ortaya attığı büyük bir kelimedir.
imkansız bir gerçeklik değil, bir görüştür. imkansız bir iddia değil, meydan okumadır.imkansız potansiyeldir. imkansız yoktur.
 
Alt 18-06-2008, 08:58   #27 (permalink)
ADMİN
çiko - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
SocialTwist Tell-a-Friend
Üyelik tarihi: May 2008

Nerden: istanbul
Yaş: 30
Mesajlar: 1.176
Standart

BEN SANA MECBURUM

Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum.

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun.

Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Bir kaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

Fatih'te yoksul bir gramofon çalıyor
Eski zamanlardan bir cuma çalıyor
Durup köşe başında deliksiz dinlesem
Sana kullanılmamış bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalanıyor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum sen yoksun.

Belki haziran da mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun
Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telaş içindesin
Kötü rüzgar saçlarını götürüyor

Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsi
n.
__________________
imkansız;
bu dünyayı değiştirebilecek gücü içlerinde keşfetmek yerine,
kendilerine sunulan dünyada yaşamayı daha kolay bulan,
küçük insanların ortaya attığı büyük bir kelimedir.
imkansız bir gerçeklik değil, bir görüştür. imkansız bir iddia değil, meydan okumadır.imkansız potansiyeldir. imkansız yoktur.
 
Alt 18-06-2008, 09:00   #28 (permalink)
ADMİN
çiko - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
SocialTwist Tell-a-Friend
Üyelik tarihi: May 2008

Nerden: istanbul
Yaş: 30
Mesajlar: 1.176
Standart

I

Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler.

Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!

Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer tâkı, gölgeden taş kemerler.

Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi...

II

Başını bir gayeye satmış bir kahraman gibi,
Etinle, kemiğinle, sokakların malısın!
Kurulup şiltesine bir tahtaravan gibi,
Sonsuz mesafelerin üstünden aşmalısın!
Fahişe yataklardan kaçtığın günden beri,
Erimiş ruhlarınız bir derdin potasında.
Senin gölgeni içmiş, onun gözbebekleri;
Onun taşı erimiş, senin kafatasında.

İkinizin de ne eş, ne arkadaşınız var;
Sükût gibi münzevî, çığlık gibi hürsünüz.
Dünyada taşınacak bir kuru başınız var;
Onu da, hangi diyar olsa götürürsünüz.

Yağız atlı süvari, koştur, atını, koştur!
Sonunda kabre çıkar bu yolun kıvrımları.
Ne kaldırımlar kadar seni anlayan olur...
Ne senin anladığın kadar, kaldırımları...

III

Bir esmer kadındır ki, kaldırımlarda gece,
Vecd içinde başı dik, hayalini sürükler.
Simsiyah gözlerine, bir ân, gözüm değince,
Yolumu bekleyen genç, haydi düş peşime der.

Ondan bir temas gibi rüzgâr beni bürür de,
Tutmak, tutmak isterim, onu göğsüme alıp.
Bir türlü yetişemem, fecre kadar yürür de,
Heyhat, o bir ince ruh, bense etten bir kalıp.

Arkamdan bir kahkaha duysam yaralanırım;
Onu bir başkasına râm oluyor sanırım,
Görsem pencerelerde soyunan bir karaltı.

Varsın, bugün bir acı duymasın gözyaşımdan;
Bana rahat bir döşek serince yerin altı,
Bilirim, kalkmayacak, bir yâr gibi başımdan...
__________________
imkansız;
bu dünyayı değiştirebilecek gücü içlerinde keşfetmek yerine,
kendilerine sunulan dünyada yaşamayı daha kolay bulan,
küçük insanların ortaya attığı büyük bir kelimedir.
imkansız bir gerçeklik değil, bir görüştür. imkansız bir iddia değil, meydan okumadır.imkansız potansiyeldir. imkansız yoktur.
 
Alt 18-06-2008, 16:26   #29 (permalink)
SİTE KASABI
hayrialıcı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
SocialTwist Tell-a-Friend
Üyelik tarihi: May 2008

Nerden: istanbul
Yaş: 30
Mesajlar: 662
Standart

Çanakkale Şehidlerine

Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,

- Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya,

Ne hayasızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde-gösterdiği vahşetle "bu: bir Avrupalı"

Dedirir-yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yahut kafesi!

Eski Dünya, Yeni Dünya bütün akvam-ı beşer
Kaynıyor kum gibi, tûfan gibi, mahşer mahşer.

Yedi iklimi cihanın duruyor karşında,
Osrtralya'yla beraber bakıyorsun; Kanada!

Çehreler başka, lisanlar, deriler rengarenk.
Sade bir hadise var ortada : Vahşetler denk.

Kimi Hindu, kimi Yamyam, kimi bilmem ne bela...
Hani tauna da zuldür bu rezil istila...

Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcut ise hakkiyle sefil,

Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrarı! hayasızcasına,

Maske yırtılmasa halâ bize affetti o yüz...
Medeniyet denilen kahbe, hakikat yüzsüz.

Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbab,
Öyle müthiş ki: Eder her biri bir mülkü harab.

Öteden saikalar parçalıyor afakı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a'makı;

Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o aslan neferin.

Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
Atılan her lağımın yaktığı: Yüzlerce adam.

Ölüm indirmede gökler, ölü püskürtme de yer
O ne müthiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...

Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak.

Saçıyor zırha bürünmüş de o namerd eller,
Yıldırım yaylımı tufanlar, alevden seller.

Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız tayyare.

Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahraman o orduyu seyret ki, bu tehdide güler!

Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat iman?

Hangi kuvvet onu, haşa, edecek kahrına ram?
Çünkü te'sis-i ilahi o metin istihkam.

Sarılır, indirilir mevki'-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun'-i beşer;

Bu göğüslerse Huda'nın ebedi serhaddi;
"O benim sun'-i bediim, onu çiğnetme" dedi.

Asım'ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.

Şuheda gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rukü olmasa, dünyaya eğilmez başlar,

Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.

Ne büyüksün ki, kanın kurtarıyor Tevhid'i...
Bedr'in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi.

Sana dar gelmeyecek makber'i kimler kazsın?
"Gömelim gel seni tarihe" desem, sığmazsın.

Herc ü merc ettiğin edvara da yetmez o kitab...
Seni ancak ebediyetler eder istiab.

"Bu, taşındır" diyerek Ka'be'yi diksem başına;
Ruhumun vayhini duysam da geçirsem taşına;

Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namıyle;
Kanayan lahdine çeksem bütün ecramıyle;

Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan;
Yedi kandilli Süreyya'yı uzatsan oradan;

Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına;
Uzanırken, gece mehtabı getirsem yanına,

Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem;

Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırına.

Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultanını Salahaddin'i,

Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran...
Sen ki, İslam'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,

O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, ruhunla beraber gezer ecramı adın;

Sen ki, a'sara gömülsen taşacaksın... Heyhat,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat...

Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.


Mehmet Akif Ersoy |
__________________
[IMG]<a href=http://img196.imageshack.us/i/siyahkurdelac.jpg/ target=_blank>[img=http://img196.imageshack.us/img196/4428/siyahkurdelac.th.jpg]</a>[/IMG]

BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ
 
Alt 18-06-2008, 16:28   #30 (permalink)
SİTE KASABI
hayrialıcı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
SocialTwist Tell-a-Friend
Üyelik tarihi: May 2008

Nerden: istanbul
Yaş: 30
Mesajlar: 662
Standart





İSTİKLAL MARŞI

- Kahraman Ordumuza -

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl
Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl!

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim îman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
"Medeniyyet!" dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri "toprak!" diyerek geçme, tanı:
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hüdâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ.

Ruhumun senden, İlâhi, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne nâmahrem eli.
Bu ezanlar - ki şahâdetleri dinin temeli -
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder - varsa - taşım,
Her cerîhamdan, İlâhi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl!


Mehmet Akif Ersoy |





BU BAYRAĞA
BU VATANA
BU TOPRAK UĞRUNA
CANINI VERMEYE
KANINI VERMEYE
HAZIRIZ TÜRK MİLLETİ OLARAK

__________________
[IMG]<a href=http://img196.imageshack.us/i/siyahkurdelac.jpg/ target=_blank>[img=http://img196.imageshack.us/img196/4428/siyahkurdelac.th.jpg]</a>[/IMG]

BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ

Konu hayrialıcı tarafından (19-06-2008 Saat 17:42 ) değiştirilmiştir.
 
Konu Kapatılmıştır

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil



Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0
Motokolik Motosiklet Kulubü