|
|
#1 (permalink) |
|
ADMİN
Üyelik tarihi: May 2008 Nerden: istanbulYaş: 30
Mesajlar: 1.176
|
Bir Sandalım Gülüm
Derya içinde bir sandalım gülüm Battı batacak benim ile aşkın Vuslat görmeden yakalarsa ölüm Taşıyamadı aşkı deme sakın Yönler kapalı ufuklar karanlık Fani alemden ayrılmamsa anlık Hangi ufukta bilmem ki aydınlık Sensiz bakar dururum şaşkın şaşkın Hayata küskün aşkımla barışık Naçar haldeyim hislerim karışık Sensiz dünyanın çehresi kırışık Kaç zaman yokum yokluğundur farkın Elim basılı efkâr düğmesine Dalmışım aya,yıldız kümesine Mecnun hallerin bana gelmesine An be an kaldı düşmeleri yakın |
|
|
#4 (permalink) |
|
Süper Üye
Üyelik tarihi: May 2008 Nerden: İstanbul Mesajlar: 558
|
Usta şairimiz, yüregi vatan sevgisi, hasretiyle yanan büyük usta... NAZIM HİKMET... Ölümünün 45. yılında biz de şiirle analım istiyorum onu.. Sevdigim yüzlerce şiirinden bir tanesi..
YAŞAMAYA DAİR 1 Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın bir sincap gibi mesela, yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, yani bütün işin gücün yaşamak olacak. Yaşamayı ciddiye alacaksın, yani o derecede, öylesine ki, mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda, yahut kocaman gözlüklerin, beyaz gömleğinle bir laboratuvarda insanlar için ölebileceksin, hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için, hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken, hem de en güzel en gerçek şeyin yaşamak olduğunu bildiğin halde. Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, yaşamak yanı ağır bastığından. 1947 2 Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız, yani, beyaz masadan, bir daha kalkmamak ihtimali de var. Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına, hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden, yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz en son ajans haberlerini. Diyelim ki, dövüşülmeye deşer bir şeyler için, diyelim ki, cephedeyiz. Daha orda ilk hücumda, daha o gün yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün. Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu, fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu. Diyelim ki hapisteyiz, yaşımız da elliye yakın, daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının. Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız, insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla yani, duvarın ardındaki dışarıyla. Yani, nasıl ve nerede olursak olalım hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...
__________________
Güzel günler göreceğiz çocuklar Motorları maviliklere süreceğiz. |
|
|
#5 (permalink) |
|
Süper Üye
Üyelik tarihi: May 2008 Nerden: İstanbul Mesajlar: 558
|
ve bir tane daha.....
KARIMA MEKTUP Bir tanem! Son mektubunda: 'Başım sızlıyor yüreğim sersem! ' diyorsun. 'Seni asarlarsa seni kaybedersem; diyorsun; "yaşayamam!" Yaşarsın karıcığım, kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgarda; yaşarsın kalbimin kızıl saçlı bacısı en fazla bir yıl sürer yirminci asırlılarda ölüm acısı Ölüm bir ipte sallanan bir ölü. Bu ölüme bir türlü razı olmuyor gönlüm. Fakat emin ol ki sevgilim; zavallı bir çingenenin kıllı, siyah bir örümceğe benzeyen eli geçirecekse eğer ipi boğazıma, mavi gözlerimde korkuyu görmek için boşuna bakacaklar Nazıma! Ben, alaca karanlığında son sabahımın dostlarımı ve seni göreceğim, ve yalnız yarı kalmış bir şarkının acısını toprağa ***üreceğim... Karım benim! İyi yürekli altın renkli, gözleri baldan tatlı arım benim: ne diye yazdım sana istendiğini idamımın, daha dava ilk adımında ve bir şalgam gibi koparmıyorlar kellesini adamın. Haydi bunlara boş ver. Bunlar uzak bir ihtimal Paran varsa eğer bana fanila bir don al, tuttu bacağımın siyatik ağrısı, Ve unutma ki daima iyi şeyler düşünmeli bir mahpusun karısı. (NAZIM HİKMET)
__________________
Güzel günler göreceğiz çocuklar Motorları maviliklere süreceğiz. |
|
|
#6 (permalink) |
|
Süper Üye
Üyelik tarihi: May 2008 Nerden: bahcelievler istanbulYaş: 30
Mesajlar: 298
|
BİR FOTOĞRAFA...
Karşımdasın işte... Bana bakmasan da oradasın, görüyorum seni. Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim. Kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim. Tıkandığım o an, elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte, aklımdan o kadar çok şey geçti ki takip edemedim. Ellerim boşlukta, ben darda kaldım. Ellerim buz gibi, ben harda kaldım. Bir senfoni vardı kulağımda çalınan, bitti artık hepsi... Köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme. Bakış açım belli oldu yine. Geride kalan, ardından bakar gidenlerin. Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim. Dağlara çarptım her esişimde. Yollara küfrettim her gidişinde. Demiştim sana hatırlarsan: "Önemli olan 'zamana bırakmak' değil, 'zamanla bırakmamak'tır..." Şimdi bana, geçen o zamanın Unutulmaz sancısı kalır. Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim? Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim... |
|
|
#7 (permalink) |
|
Ziyaretçi
Mesajlar: n/a
|
MAVİ GÖZLÜ DEV, MİNNACIK KADIN
VE HANIMELLERİ O mavi gözlü bir devdi. Minnacık bir kadın sevdi. Kadının hayali minnacık bir evdi, bahçesinde ebruliii hanımeli açan bir ev. Bir dev gibi seviyordu dev. Ve elleri öyle büyük işler için hazırlanmıştı ki devin, yapamazdı yapısını, çalamazdı kapısını bahçesinde ebruliiii hanımeli açan evin. O mavi gözlü bir devdi. Minnacık bir kadın sevdi. Mini minnacıktı kadın. Rahata acıktı kadın yoruldu devin büyük yolunda. Ve elveda! deyip mavi gözlü deve, girdi zengin bir cücenin kolunda bahçesinde ebruliiii hanımeli açan eve. Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev, dev gibi sevgilere mezar bile olamaz : bahçesinde ebruliiiii hanımeli açan ev.. (NAZIM HİKMET) Konu eftelYa tarafından (03-06-2008 Saat 06:30 ) değiştirilmiştir. |
|
|
#8 (permalink) |
|
Süper Üye
Üyelik tarihi: May 2008 Nerden: İstanbul Mesajlar: 558
|
NAZIM HİKMET VATAN HAİNLİĞİNE DEVAM EDİYOR HALA....
Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hala, Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hala.´´ Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntularla, bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un 66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, amerikan amirali Amerika, bütçemize 120milyon lira hibe etti 120 milyon lira. ``Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hala.´´ Evet, vatan hainiyim, siz vatanperversiniz, siz yurtseversiniz, ben yurt hainiyim, ben vatan hainiyim Vatan çiftliklerinizse, kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan, vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan, vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın, fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan, vatan tınaklarıysa ağalarınızın, vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa, ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan, vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan, ben vatan hainiyim. Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla: Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hala.
__________________
Güzel günler göreceğiz çocuklar Motorları maviliklere süreceğiz. |
|
|
#10 (permalink) |
Üyelik tarihi: May 2008 Mesajlar: 13
|
SEN
En güzel günlerimin üç mel'un adami var: Ben sokakta rastlasam bile tanimayim diye en güzel günlerimin bu üç mel' un adamini yer yer tirnaklarimla kazidim hatiralarimin camini.. En güzel günlerimin üç mel'un adami var: Biri sensin, biri o, biri ötekisi.. Düsmanimdir ikisi.. Sana gelince... Yaziyorsun.. Okuyorum.. Kanli biçakli düsmanim bile olsa, insanin bu rütbe alçalabilmesinden korkuyorum.. Ne yazik!.. Ne kadar beraber geçmis günlerimiz var; senin ve benim en güzel günlerimiz.. Kalbimin kaniyla ![]() ![]() ürecegimebediyete ben o günleri.. Sana gelince, sen o günleri - kendi ogluyla yatan, kizlarinin körpe etini satan bir ana gibi satiyorsun!. Satiyorsun: günde on kaat, bir çift rugan pabuç, sicak bir dösek ve üç yüz papellik rahat için... En güzel günlerimin üç mel'un adami var: Biri sensin, Biri o, biri ötekisi... Kanli biçakli düsmanimdir ikisi... Sana gelince... Ne ben Sezarim, Ne de sen Brütüssün... Ne ben sana kizarim ne de zatin zahmet edip bana küssün.. Artik seninle biz, düsman bile degiliz.. Nazım Hikmet Ran
__________________
Bu şehr-i Sitanbul ki bi misl ü behâdır Bir sengine yek pâre Acem mülkü fedâdır |
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |